Yatırımcı İlişkileri

  • Park Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (“Park Elektrik”) mevcut faaliyetleri nedir? Elektrik üretim faaliyetinde bulunmakta mıdır?

 

Park Elektrik, 2017 yılında bakır madenciliği alanındaki faaliyetlerini sonlandırarak fiili faaliyet alanını değiştirmiş ve enerji sektöründe yer almak üzere Konya Ilgın Elektrik Üretim A.Ş.’yi (Konya Ilgın) satın almıştır. Bu nedenle, Şirketimizin mevcut durum itibariyle bakır üretim faaliyeti bulunmamaktadır. Şirketimizin %100 oranında pay sahibi olduğu Konya Ilgın, 500 MW kurulu güce sahip entegre bir termik santral projesine sahiptir.

2018 yılında ülkemizde yaşanan kur şoku nedeniyle makroekonomik büyüklüklerde ciddi bozulmalar (artan enflasyon, yükselen işsizlik, düşük tasarruf oranları, artan dış kaynak ihtiyacı vb.) görülmüş ve bunların etkileri günümüze kadar devam etmiştir. 2020 yılının ilk birkaç ayında ekonomik açıdan bazı olumlu sinyaller görülmekle birlikte tüm dünyayı etkisine altına Kovid-19 salgını, ekonomik faaliyetleri büyük ölçüde duraklatan niteliği nedeniyle, dünyanın çoğu ülkesini olduğu gibi ülkemizi de negatif yönde etkilemiştir. 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını, ülkemiz elektrik sektörünü, 2018 yılındaki kur artışları ile yaşanan konjonktürün henüz atlatılamadığı bir süreçte yakalamış ve salgının elektrik sektörü üzerindeki olumsuz etkisi önemli boyutlara ulaşmıştır. Özetle, yukarıda açıkladığımız Şirketimizin kontrolü dışındaki ekonomik ve küresel gelişmeler kaynaklı olarak geleceğe yönelik öngörülebilirliğin oldukça azalması ve elektrik üretim sektöründeki yatırım ortamının bozulması nedeniyle santral inşaatı safhasına henüz başlanamamıştır. Santral inşaatının başlangıcı sonrasındaki sürecin yaklaşık 3,5 yıl sürmesi planlanmaktadır.

Mevcut durum itibariyle, Şirketimizin bağlı ortaklığı Konya Ilgın santralin faaliyet göstereceği döneme hazırlık yapılması amacıyla bir ön madencilik faaliyeti planlaması hayata geçirmiş olup, Ilgın’daki maden sahasında linyit kömürü madenciliği yapmaktadır. Ayrıca, Şirketimizin işletme ruhsatı sahibi bulunduğu Gaziantep İli, Islahiye İlçesi’nde bulunan boksit sahası, rödovans usulü yöntemiyle CTC Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilmekte olup Şirketimiz bu madencilik faaliyeti kapsamında rödovans geliri elde etmektedir. Şirketimizin madencilik faaliyetlerine ilişkin detaylı bilgilere Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanmış olan finansal raporlarımızdan ulaşabilirsiniz.

  • Konya Ilgın Termik Santral Projesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aşağıdaki tabloda, Konya Ilgın Termik Santral Projesine ilişkin temel bilgilere yer verilmektedir:

Projenin Adı- İli / İlçesi Ilgın Termik Santrali – Konya / Ilgın
Tesis Tipi Termik – Akışkan Yatak
Toplam Kurulu Gücü 500 MW
Yakıt Türü Yerli Linyit / Fuel Oil
Öngörülen Maliyet Ana santral yatırımı (yaklaşık 600 milyon ABD Doları) ve ana santral dışı yatırım harcamaları (şalt tesisi, su alma tesisi, kül barajı vb.) dikkate alındığında toplam yatırım tutarının yaklaşık 650 milyon ABD Doları olması öngörülmektedir.

 

Öngörülen Ort. Yıllık Brüt Üretim Miktarı 3.800.000.000 KWh / Yıl
Öngörülen Yıllık Kömür Tüketim Miktarı Yaklaşık 3,5 milyon ton
Tahmini Yapım Süresi 43 ay (Yaklaşık 3,5 yıl)
Elektrik Üretim Lisans Süresi 49 yıl (27 Şubat 2013 tarihinde alınmıştır)
İrtifak Hakkı Süresi Santral sahasında elektrik üretim tesisi kurulması amacıyla 49 yıl (27 Şubat 2013 tarihinde tesis edilmiştir)
Ruhsat Süresi (2444 ruhsat numaralı saha) 1.865,42 hektar alanı kapsayan ve 04.03.2043 tarihine kadar geçerli IV. Grup (B) maden işletme ruhsatı (Saha 23.10.2021 tarihine kadar geçici tatildedir)
Ruhsat Süresi (1247 ruhsat numaralı saha) Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’na ait 5.649,65 hektar alanı kapsayan ve 01.07.2022 tarihine kadar geçerli IV. Grup (B) maden işletme ruhsatı. Ruhsat süresi Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne ruhsat süresinin bitiş tarihinden en geç 12 ay öncesine kadar yapılacak başvuruyla geçerli rödovans sözleşmesi kapsamında uzatılabilecektir.
Rödovans Sözleşme Süresi (1247 ruhsat numaralı saha) 5.649,65 hektar alanı kapsayan ve 09.04.2022 tarihine kadar geçerli rödovans sözleşmesi. 2019 yılında başlayan madencilik faaliyetleriyle birlikte daha önce sahanın geçici tatilde olduğu süreler göz önünde bulundurularak, rödovans süresi 2020 – 2029 yıllarını kapsayacak şekilde güncellenmiştir. 2020 yılından başlamak üzere yıllık asgari 300.000 ton üretim taahhüdü bulunmaktadır. Kovid-19 kapsamında 2020 yılı asgari üretim taahhüdü 270.000 ton olarak revize edilirken 2021 yılı asgari üretim taahhüdü ise 330.000 ton seviyesine yükseltilmiştir.
Tahmini Rezerv Miktarı İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde 1247 ve 2444 ruhsat numaralı sahalarda toplam yaklaşık 175 milyon ton kömür rezervi olduğu tahmin edilmektedir. Sahadaki kömürün ortalama alt ısıl değeri yaklaşık 2069 kcal/kg seviyesindedir (Toplam kömür rezervinin yaklaşık %96’sının kalorisi 1350 kcal ile 2550 kcal arasında değişmektedir).

 

  • Konya Ilgın’da yürütülen linyit madenciliği hakkında bilgi verebilir misiniz? Elde edilen kömür nasıl değerlendirilecektir?

 

Ilgın’da kurulması planlanan santral, bağlı ortaklığımızın rödovans usulüyle işletmekte olduğu 1247 ruhsat numaralı saha ile bu sahaya komşu durumdaki ve işletme ruhsatına sahip olduğu 2444 ruhsat numaralı sahadan elde edilecek linyit kömürünü yakıt olarak kullanacaktır. 500 MW kurulu güce sahip olması planlanan santral için, santralin faaliyette olduğu dönemde yıllık yaklaşık 3,5 milyon ton civarında bir kömür üretim hacmine ulaşılması beklenmektedir.

 

Öte yandan, santral inşaat safhasına henüz geçilememiş olması ve santral inşaatının başlangıcı sonrasındaki sürecin yaklaşık 3,5 yıl süreceği de gözetilerek, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hem santralin faaliyet göstereceği döneme hazırlık yapılması hem de bu geçiş sürecinde üretilecek kömürün madencilik tekniği açısından bekletilmesinin mümkün olmaması nedeniyle satılarak hasılat elde edilmesi amacıyla bir ön madencilik faaliyeti planlaması yapılmıştır. Mevcut planlama, Haziran 2019 – Mayıs 2025 dönemini kapsamakta olup, planlama süresince yaklaşık 31,8 milyon m3 dekapaj gerçekleştirilmesi ve toplam yaklaşık 1,9 milyon ton kömür üretilmesi planlanmaktadır.

Konya Ilgın’ın asıl iş modelinin elektrik üretimine dayalı olması ve sahadan üretilecek kömürün dışarıya satılması gibi bir uygulama süreklilik arz etmediğinden ana madencilik planlamasına göre oldukça kısıtlı bir hacimde (yıllık ortalama 300-350 bin ton) gerçekleştirilen kömür üretim ve satış faaliyetine dair bir performans hedeflemesi bulunmamaktadır. Bu planlamanın temel amacı yukarıda belirtildiği üzere, gelecekte santralin faaliyet göstereceği dönemde uygulanacak olan yüksek kömür üretim kapasiteli ana madencilik planına (30 yıllık ve yılda yaklaşık 3,5 milyon ton kömür üretimi gerektiren ana madencilik planı) hazırlık yapılmasıdır.

  • Konya Ilgın Termik Santral Projesi’nin santral inşa aşamasına geçilmesi için belirlenmiş bir tarih var mıdır?

Mevcut durum itibariyle bu yönde alınmış kesin bir karar bulunmamakta olup, santral inşaatına ilişkin önemli nitelikte bir gelişme olması durumunda Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden gerekli açıklama yapılacaktır.

Bağlı ortaklığımız Konya Ilgın’ın 2017 yılında satın alınması akabinde, 2018 yılından itibaren ülkemizdeki makroekonomik büyüklüklerde yaşanan gelişmeler ile 2020 yılında yaşanan küresel salgın, elektrik sektöründe son 10 yılda yaşanan temel dinamikleri önemli ölçüde değiştirmiş ve uzun vadeli planlamaları etkilemiştir. Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (“TEİAŞ”) açıkladığı verilere göre, 2010 yılında 210.434 GWh olan enerji talebi 2017 yılı sonunda yıllık 296.702 GWh seviyesine kadar yükselerek yıllık ortalama %5 – 6 civarında bir artış kaydetmiştir. 2018 yılında ekonomide kendisini hissettirmeye başlayan olumsuzluklarla bu artış ortanı geçmiş ortalamaların çok altında olan %1,1 seviyesinde kalmıştır. TEİAŞ Şubat 2019 tarihinde yayımladığı 10 yıllık enerji sektörü talep tahmininde 2019 yılında elektrik talebinin baz senaryoda %5,5 artışla 315.182 GWh’a, 2020 yılında ise yine bir önceki yıla göre %4,9 oranında artarak 329.603 GWh’a yükseleceğini öngörmüştür.

Yaşanan gelişmeler kaynaklı olarak, 2019 yılında brüt elektrik talebi %5,5 artmak yerine aksine %0,3 oranında daralarak 303.320 GWh seviyesine gerilemiştir. 2020 yılında ise brüt elektrik talebinin 2019 yılında yaşanan düşüşe rağmen, %0,7 oranında daralması beklenmektedir. Bu durum, enerji sektöründe geçtiğimiz 10 yılda yaşanmamış bir tablo olup, elektrik sektöründeki dinamikleri çarpıcı bir şekilde olumsuz etkilemiş ve günümüzde de etkilerini devam ettirmektedir. Kısaca özetlemek gerekirse, 2017 yılına kadar oldukça hızlı artan Türkiye elektrik talebi, son 4 yıl içinde yaşanan gelişmeler kaynaklı olarak adeta öngörülemeyen bir duraksama dönemine girmiştir.

 

 

Elektrik sektöründeki talep daralmasının ve Kovid-19 kaynaklı dünya emtia fiyatlarında yaşanan değişimlerin bir yansıması olarak Türkiye elektrik sektöründe gözlemlenen son dönemdeki düşük fiyat seviyeleri 2020 yılında daha da belirginleşerek negatif seyrini sürdürmüştür.

2018 yılında ortalama 231 TL/MWh seviyelerinde oluşan Piyasa Takas Fiyatı (“PTF”), 2019 yılında ortalama 260 TL/MWh seviyelerinde seyretmiştir. 2019 yılının son çeyreğinde ortalama 300 TL/MWh seviyelerine kadar yükselen PTF, Kovid-19 ve diğer gelişmelere bağlı olarak 2020 yılının Mart ayında 250 TL/MWh seviyelerine, Nisan ayında ise 184 TL/MWh seviyelerine kadar gerilemiştir. Yılın ikinci yarısındaki kısmi toparlanmanın da etkisiyle PTF 2020 yılını ortalama 278 TL/MWh seviyelerinde tamamlamıştır. Yıllar itibariyle bakıldığında Türk Lirası cinsinden PTF seviyelerinde çok düşük de olsa (2019: %12; 2020: %7) nominal olarak kısıtlı bir artış yaşanmış olmakla birlikte bu süreçteki enflasyon oranları dikkate alındığında reel olarak fiyat seviyelerinin azaldığı görülmektedir. Döviz cinsinden incelendiğinde ise, 2018 yılında ortalama yaklaşık 48 ABD Doları seviyelerinde oluşmuş olan PTF, 2020 yılında yaklaşık 40 ABD Doları olarak gerçekleşerek son 2 yılda ABD Doları bazında %17 düşüş göstermiştir. Bu durum aynı zamanda, Türk Lirası’nın ABD Doları karşısındaki istikrarının enerji sektörü açısından ne kadar önemli olduğunun da bir göstergesi olup, 2018 yılından itibaren yaşanan yüksek devalüasyon ve kurdaki oynaklık yatırımlar konusundaki öngörülebilirliği önemli derece azaltmıştır.

2020 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin kurulu gücü yaklaşık 95,9 MW seviyesine ulaşmış olup, son 3 yılda devreye giren yeni yatırımların toplam tutarı yaklaşık 7,4 MW seviyesindedir. Yenilenebilir kaynaklar olan hidroelektrik, jeotermal, rüzgar, güneş ve diğer yenilenebilir kaynakların bu yatırımlardan aldıkları pay ise toplam 7,2 MW olarak gerçekleşmiş olup, fosil yakıtlara dayalı (kömür, petrol, doğal gaz) üretim santrallerinde yeni kapasite artışı devreden çıkan santrallerinden de etkisiyle nette önemsiz denebilecek seviyelerde kalmıştır. Sonuç itibariyle, elektrik üretim sektöründe son dönemde hayata geçirilen santral yatırımları incelendiğinde bu yatırımların tamamına yakınının yenilebilir enerji santrallerinden oluştuğu görülmektedir. Bu durumun nedeni, öncelikle oldukça avantajlı olan ve kurdaki dalgalanmalar ile son dönemde elektrik piyasasında uzun vadeli yatırım planlaması yapmaya elverişli olmayan belirsizlik ortamına karşı önemli bir koruma sağlayan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme (“YEKDEM”) mekanizmasıdır.

YEKDEM mekanizması hem projelerin nakit akışları üzerinde bir kesinlik yaratmakta hem de gerek makroekonomik koşullar gerekse enerji piyasasındaki son dönemdeki olumsuz arz-talep gelişmelerinden kaynaklı elektrik fiyat düşüşlerinden şirketleri korumakta ve hatta yüksek oranda devalüasyon nedeniyle karlılıklarını arttırmaktadır. Özetlemek gerekirse, 2018 ve sonrasında yenilenebilir enerji alanındaki yatırımcılar haricinde elektrik sektöründe yaşanan olumsuz gelişmeler kaynaklı olarak yatırım ortamı önemli derecede bozulmuştur.

Bu çerçevede, elektrik sektörünün Kovid-19 krizinden toparlanmasında ve enerji yatırımlarının yönlendirilmesinde kamu otoritesi önümüzdeki süreçte çok önemli bir rol oynayacaktır. Konuya ilişkin tüm sektör raporlarında enerji talebindeki ve fiyatlardaki düşük seyrin orta vadede devam edeceğinin öngörülmesi nedeniyle teşvik mekanizmalarının tasarımı, uygulanacak yatırım teşvikleri ve bunların sürdürülebilirliği yatırımların hayata geçirilmesi açıdan kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak, Şirketimiz yatırım zamanlaması açısından son dönemde yaşanan makroekonomik gelişmeleri ve bunların enerji yatırımları üzerindeki etkisi ile elektrik sektöründeki arz/talep dengesini ve kamu otoritesinin teşvik mekanizmalarını yakından takip etmektedir.

  • Şirketinizce yürütülen boksit madenciliği hakkında bilgi verebilir misiniz?

Şirketimiz işletme ruhsatı sahibi bulunduğu Gaziantep İli, Islahiye İlçesi’nde bulunan, 78173 sicil numaralı boksit sahasında doğrudan bir madencilik faaliyeti yürütmemekte olup, sahayı CTC Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“CTC Enerji”) rödovans usulü yöntemiyle işletmektedir. CTC Enerji tarafından boksit sahasından üretilen beher ton maden başına Şirketimize 2,70 ABD Doları rödovans bedeli ödenmekte olup, ödenecek tutar taahhüt edilen asgari üretim tutarından düşük olamamaktadır. CTC Enerji açık ocak yöntemiyle madencilik faaliyetlerini sürdürmekte ve elde edilen boksit cevherini kırma-eleme tesisinde işleme tabi tutarak farklı boyutlarda satışa konu etmektedir. Aşağıdaki tabloda, boksit sahasına ilişkin temel bilgilere yer verilmektedir:

İli / İlçesi Gaziantep / Islahiye
Ruhsat Grubu IV. Grup (C) İşletme Ruhsatı
Ruhsat Süresi 14.12.2018 – 14.12.2028
Rödovans Sözleşmesi Süresi Rödovans süresinin başlama tarihinden itibaren 5 yıldır. Piyasa koşulları, ekonomik gelişmeler ile sahadaki rezerv ve tenör koşulları göz önünde bulundurularak CTC Enerji’nin talep etmesi durumunda sözleşme ruhsat bitim tarihi olan 14.12.2028 tarihine kadar uzatılacaktır.
Asgari Üretim Taahhüdü Birinci rödovans yılı için asgari 200.000 ton, ikinci rödovans yılı için asgari 600.000 ton ve üçüncü rödovans yılından başlamak üzere beşinci yılın sonuna kadar her yıl için 1.000.000 ton boksit.
Tahmini Rezerv Miktarı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Boksit cevherinin kalitesi cevherin içerdiği alüminyum oksit (Al2O3) içeriğine bağlıdır. Rus menşeli VAMI firması tarafından 2005 yılında gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, ilgili sahadaki boksit rezervinin cevher kalitesine göre tahmini toplam miktarına aşağıda yer verilmektedir. Mevcut piyasa koşullarında Al2O3 içeriği %42-43 seviyelerinin altında olan boksit cevheri doğrudan bir ekonomik değere sahip olmayıp zenginleştirme işlemine tabi tutulması gerekmektedir.

 

Cevher Kalitesi Tahmini Kaynak (Milyon Ton)
Al2O3 = 41,1 76,7
Al2O3 = 49,5 23,8
Al2O3 = 52,8 13,5

 

 

Çarşamba Mayıs 31st, 2017

Sık Sorulan Sorular

Park Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (“Park Elektrik”) mevcut faaliyetleri nedir? Elektrik üretim faaliyetinde bulunmakta mıdır?   Park Elektrik, 2017 yılında bakır madenciliği alanındaki […]
Salı Ekim 30th, 2012

Şirket Haberleri

PARK ELEKTRİK ÜRETİM MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. / PRKME [] 15.05.2012 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Ortaklığın Adresi : Paşalimanı Cad. No:41 Üsküdar/İstanbul Telefon ve Faks […]
Salı Ekim 30th, 2012

Ticaret Sicil Bilgileri

İSTANBUL TİCARET ODASI FAALİYET BELGESİ (Sicil Kayıt Sureti) 12/01/2010 SİCİL NO 312858 FİRMA PARK ELEKTRİK ÜRETİM MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ADRES HACI HESNA HATUN […]
Salı Ekim 30th, 2012

İzahname ve Halka Arz Sirküleri

(2790 Kb 18/04/2000 TARİH VE 45/458 SAYI Park Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nden Çıkarılmış Sermayemizin 4.800.000.000.000 Türk Lirası Nakit Karşılığı 2.400.000.000.000 Türk Lirası İç Kaynaklardan […]